Bakım Verenler

Çocuklarımızı Büyütürken Hayatımıza Katılan Üçüncü Sac Ayağımız Olan Bakım Verenler İle İlişkilerimiz
Uzm. Psikolog Yüksel Artar

Günümüzde kadınların rolünde önemli bir sosyal değişim olduğu için artık çok daha fazla kadın ev dışında çalışmaktadır. Çalışan kadınlar çocuk sahibi olduğunda aileye yeni bir kişi daha eklenir.

Bakım verenler olarak ele alınan bu kişiler; bebeğin tümüyle bakımını üstlendiği kişilerin yansıra büyükanneler, yabancı dil gelişimin sağlamak amacıyla getirilen bakıcılar, diğer akrabalar, zaman zaman yardımına başvurulan büyümüş kardeşleri de kapsayacak şekilde genişletilebilir. Ayrıca babalar bebekle ilişkide baba olarak ayrı ve farklı bir rolü sürdürürken genellikle annesel işlevleri de yerine getirirler.

Bakım veren kişinin varlığı bebeğin gelişen kişiliği üstünde önemli rol oynar. Çünkü çocuğun sosyalleşmesi, yaratıcılığı ve ilişki kurma şekli küçük yaştan itibaren şekillenir. Bebek için önemli bir bağlanma figürü olan bakıcı, bebeğe onun anne babası ile olan ilişkisinden farklı ve kendine özgü olan yeni bir ilişki sunar.Günün büyük bir bölümünü bakıcı ile geçiren çocuğun hal ve hareketlerini de kişiliğine katacaktır. Bu nedenle, bakıcının etkileri görmezden gelinemez.

Bakıcının, nasıl bir kişilik yapısına sahip olduğu, geçmiş tecrübeleri, anne olup olmadığı, eğitim düzeyi, işini sevip sevmediği, çocuğu sevip sevmediği, hayatında mutlu olup olmadığına kadar birçok faktör, bakıcı ile çocuk arasındaki ilişkiyi ve verdiği bakımın niteliğini etkiler.

Özellikle ilk yıllarda, çocuğun kişiliğinin gelişiminin ilk adımlarının atıldığı aşamada bakım verenin sürekliliğinin sağlanması gereklidir. Bakım verenin sürekli değişimi çocukta uyum sorunları, davranış problemleri oluşturabilir. Örneğin, kişinin yakın ilişkiler kuramaması bir bakıcının kaybı ile ilgili olabilir.

Bebeklikten itibaren herkesin hayatta ilk ilişki kurduğu ebeveynleri ile deneyimlerinden oluşan bir iç dünyası vardır. Yetişkinlerin geçmişte içselleştirdikleri anne baba figürleri ve bebeksi ihtiyaçları, ebeveynin bakıcı seçimini ve bakıcının da belirli bir aile ile çalışma kararı üzerinde etkili olur.

Bakım veren, bebek ve anne baba arasındaki ilişkilerde bebeğin duygusal gelişimini etkileyen durumlar nelerdir?

Bakım veren ile bebeğin ilişkileri kadar, ebeveynlerin bakım veren ile ilişkileri de çocuğun duygusal gelişimini derinden etkilemektedir.Bebeğin sağlıklı kişilik gelişiminin temelini oluşturan” iyi bir anne” duygusunu içselleştirmesine bu ilişkilerin olumlu veya olumsuz olarak katkıları vardır. Bu açıdan bakıldığında farklı yaklaşım biçimlerinin doğurduğu sonuçları gözden geçirmek faydalı olacaktır.

Bebeğe Bakım Vermede İş birliği Yaklaşımı

Bu yaklaşımda, bebek için birincil kişi genellikle annedir ve bebek için özellikle önemli ve ilişkisi vazgeçilmez olarak düşünülür.Anne bebeğindeki ruhsal acıyı azaltan, beslenme, fiziksel rahatlık ve güvenlik sağlama gibi annelik işlevlerini yerine getiren kişidir. Annenin bebeğin üzerine titreme, onu büyütme, anlama ve koruma gibi bazı rolleri diğer bakım verenler tarafından da yerine getirebilirken bu kişilerin bebeğin anne ile olan birincil ilişkisinin değerini kabul etmeleri son derece önemlidir. Bu anlayış, bakım verenin, bebek ile annenin ortak yaşamına anlam vermesini sağlar ve bu ilişkiye yönelik duyarlılığını geliştirir. Böylece annenin yokluğunda bebeğin yaşadığı duyguları anlaması kolaylaşır.

Yatıştırıcı Bakım Veren Yaklaşımı

Bakım verenin anneyi birincil kişi olarak görmediği ve bakıcının da ikame anne olarak rol almasında anne baba ve bakıcının içsel olarak uzlaşmış olabildiği durumlara da sık sık rastlarız.

Bu daha çok anne babanın meşgul olup çocuklara yeterli ilgiyi gösteremedikleri koşullarda görülür. Bu ailedeki çocuklar olmadık yerlerde mızmızlanma veya her şeye ağlama gibi davranışlar sergileyebilirler. Çocuklar gündelik hayatlarında eksik olan tanımlanamaz bir şeye- anne babaya-belirsiz bir özlem duyabilirler. Bakıcının annenin yerine alma alışkanlığı tüm bakım verenler tarafından kabul edildiğinde bu bakıcının çocuğun gözyaşlarının anlamı üzerinde düşünmesi ve anne babalarının yokluğuna dair duydukları özlemle ve korkularla bağlantı kurması zorlaşabilir. Çocuğun ihtiyaçlarını en kestirme biçimde karşılarlar. Çünkü ebeveynlerin yokluğunun çocuklar için önemli olduğunu görmek bakıcı için baş edilmesi zor bir durum yaratabilir. Anneliğin önemi ve anne baba ile bakıcıyla olan önemli bağlanmaların inkârı hem bakıcının hem de anne babanın ortak göz ardı ettiği bir durum haline gelebilir.

Bakım Verenin Üçüncü Olamama Durumu

Bazı anne baba ve bakıcı ilişkilerinde çok güçlü bir çocuksu kıskançlık ortaya çıkar. Dışarıda bırakılan biri olma hissi başka bir aile üyesi veya bakıcı tarafından yaşanabilir.

Bakıcılarının anneye müdahalelerinin yoğun olduğu ve sık sık beceriksizliğinin vurgulandığı durumlarda anne kapasitesini göremeyebilir veya zaman zaman kullanamayabilir. Bebekle olduğu zamanlarda bebeğin duygularıyla temas edebilmesine ve bebeği idare edebilmesine rağmen kendisini yetersiz olarak tanımlayabilir. Annelerin annelik kapasitelerine haset eden bakıcılar annelere bebekleri için sunabilecek bir şeyleri olmadığı duygusunu yaşatabilirler. Böylece bakıcı anneye işlerin nasıl yapılacağını gösteren “uzman anne” olma konumunu sürdürür. Çünkü kendi kimliğini iyi bakıcı olarak sürdürebilmek için güvenli olmaya ihtiyaç duyar. Bakıcının kendi içinde çözülmemiş çocuksu çatışmaları bebeğin anne ile olan ilişkisini kıskanmasına sebep olur. Bakım veren, dışarıda bırakılan üçüncü kişi olmaya dayanamadığı için ya anneyi ya da çocuğu kendisine ister. Oysaki bakıcının en fayda sağlayacak rolü anne baba ve bebek arasındaki yaşamsal bağdaki yakınlığın ve sürekliliğin gelişmesini teşvik etmektir.

Bakım Verenin Onarıcı Rolü

Bakım verenin çeşitli nedenlerle kurulamayan veya bozulan anne çocuk ilişkilerini yeniden kurulmasında çok önemli işlevleri de üstlenir. Örneğin, doğum sonrası sendromu nedeniyle bebeği ile ilişki kuramayan bir anne için oldukça faydalı ve destekleyici olabilirler.

Bakıcı, çocuğa bakmak ve onunla sevgi dolu ilişki kurmuş olmaktan çok gurur duymasına rağmen, bebeğin anneye duyduğu sevgiye dair bazı izlenimlerini anne ile paylaşarak, annenin çocuğuyla yeniden bağlantı kurmasını sağlayabilir. Bakıcı bebeği sevip bebeğin anneye duyduğu ihtiyaçlarına duyarlı olduğu için anne ile rekabet etmeden ilişkileri onarabilir. Bakıcı ile olan iyi deneyimler aracılığıyla bebeğin iç dünyasında oluşan “iyi bir içsel anne” resmi, daha sonra bebeğin anne ile olan ilişkisine aktarılır. Böylece anne ve bebeğin arasındaki güvenli bağın oluşması mümkün olur.

Ebeveyn-Bakım Veren Rekabeti

Anne babaların ve bakıcıların birbirine destek olma yerine, çocuklara bağlanma ve bakım konusunda rekabete girme olasılıkları da gözlenen bir durumdur.
Anne ve babalar sıklıkla bakıcı ve çocukları arasındaki bağlanmanın derinliğini bilinçli olarak kabul etmek istemezler. Bakıcıya karşı duydukları rekabetten dolayı, çocuğun bağ kurdukları bakıcılardan ayrılmaları durumunda hissettikleri acıyı düşünmekten kaçınırlar. Oysaki çocuğun gelecekte ruhsal acılara dayanma ve hayatındaki önemli insanlarla ilişki kurma kalıpları hem anne hem de bakıcılarla olan deneyimlerle bağlantılı olabilir.

Aile-bakıcı arasındaki ilişkide sıcaklık ve yakınlık arttıkça bakıcının bebekle daha kolay ve olumlu bir bakım ilişkisini sürdürme eğilimi oluşur. Nasıl ki bir çocuk yetiştirmek için anne babaların çocukları ile olan ilişkilerini konuşmak ve anlamak için zaman ayırmaları gerekiyorsa, benzer bir biçimde anne baba- bakıcı ile olan ilişkideki rollerin de sürekli ve detaylı gözlemi üzerine konuşulması, düşünülmesi yararlı olacaktır.

Kaynak:
Magagna Jeanna/Güleç Nergis. (2016) “Bebeği anlamak”, Bağlam Yayınları, s:129-235

aynapdlogodisif

İletişim Bilgileri

İnönü Caddesi, Aydoğan İş Merkezi

No: 12, Kat: 7, Daire: 20, 34734

Sahrayıcedit / Kadıköy İSTANBUL

2018 © Ayna PD - Eğitim ve Psikolojik Danışma Merkezi | Tukan Ajans