BOŞANMAYI SAVAŞA DÖNDÜREN ANNELERE

Klinik Psikolog Funda Tekelioğlu

 

Boşanma sonucunda çocuk annede kaldı, babaya da mahkeme sınırlı görüş zamanları belirledi diyelim. Bazen dava biter, hesaplaşma bitmez. Çocuk üzerinden ebeveynlerden biri savaşa devam eder. Bu yazı savaşa devam eden, belki de bunu fark etmeden yapan anneler için yazıldı. 

Eğer “Çocuğum babasını saatlere bağlı kalmadan görüyor, babasıyla ben boşandım, çocuğum değil. Bizim anne baba olarak da iletişimiz güçlü. Çocuğumuzun ruh sağlığı her şeyden önemli.” diyorsanız; sadece alkışlarım sizleri, çok sevinirim çocuğunuzun ruh sağlığı ile oynamadığınıza.

“Ben çocuğumun babasıyla görüşmesini, onunla büyümesini çok istiyorum. Ama babası mahkemenin belirlediği zamanlarda bile düzenli gelmiyor ki. Çocuğuma ne diyeceğimi, nasıl davranacağımı şaşırıyorum.” diyorsanız; “En azından çocuğunun yanında sağlam durabilen bir yetişkin var” derim. 

Bu yazı, resmi boşanma gerçekleştiği halde, duygusal olarak boşanamayan anneler için. İçindeki kızgınlığı bitiremeyen, kendine yeni bir hayat kurmak yerine giden erkeğe takılıp kalan kadın için. Kendini mağdur edilmiş olarak gören ve çocuğu ile bedel ödeten anne için. Bazen hayal kırıklığımız, kırgınlığımız, endişelerimiz bizi öyle yoğun bir öfkeye götürür ki öç almak isteriz, yakıp yıkmak isteriz. Bize bunları yaşattığını düşündüğümüz kişi bedel ödesin isteriz. Öyle kaplar ki etrafımızı bu duygular, en sakındığımız kişiye zarar veririz, Ne acıdır, bunu farkında bile olmadan yaparız. 

Hadi biraz bakalım hikâyenin mağduru kim?

Annenin boşanma sonrasında çocuğuna verdiği mesajlar oldukça kritiktir. Anne kendisinin nasıl da zor durumda olduğunu, babanın kendi keyfine baktığını, onları önemsemediğini söylediğinde ya da ima ettiğinde çocuk babaya her gidişinde anneyi terk etiğini zanneder, suçlu hisseder. 

Anne, bütün sorumluluğu kendisi üzerine yıkarak babanın sorumluluktan nasıl kaçtığını anlattığında çocuk babasıyla geçirdiği keyifli zamanlarda bile kendini kötü hisseder. Annesini üzmemek için duygularını söyleyemez, içinde patlar.

Babasıyla telefonda bile konuşmasına izin verilmezse, iletişim kuracağı tüm araçlar elinden alınırsa çocuk korkar, çok korkar. Babasıyla konuşmak istediği küçük zamanda bile annesine ihanet ediyor zanneder, suçluluk yaşar.

Babasıyla görüşeceği zamanlarda programlar yapılırsa, çocuk babasından mahrum kalırsa çocuğun elinden güven duygusunu almış olursunuz. Kendini güvende hissedemez.

Çocuğunun ihtiyaçlarını babasıyla konuşmak gerektiğinde “Söyle babana…” diyerek ebeveyn olma sorumluluğunu sırtına verirseniz, değersizlik duygusunu da beraberinde yüklersiniz.  

Böylece çocuğun sadece annesini memnun etmek için yaşar. Hikâyenin sonunda; elimizde hayata kızgın, kendine küskün bir yetişkin ortaya çıkıverir.

Gerçekte kim mağdur?

aynapdlogodisif

İletişim Bilgileri

İnönü Caddesi, Aydoğan İş Merkezi

No: 12, Kat: 7, Daire: 20, 34734

Sahrayıcedit / Kadıköy İSTANBUL

2018 © Ayna PD - Eğitim ve Psikolojik Danışma Merkezi | Tukan Ajans