ÇOCUKLARDA SINIRLAR: KÜVET Mİ? HAVUZ MU? DENİZ Mİ?

Uzman Psikolog Ceyda Yanar

Çocuklar sınırlarla doğmazlar, o sınırları öğrenirler.
Dünyaya gözlerini açan hiçbir bebek sınırları bilerek doğmaz ancak hayatta geçirdiği her anla birlikte bu sınırları deneyimlemeye başlar. Tabii sınır varsa… Önce fizyolojik sınırlar gelir; açlık, tokluk, uykusuzluk… Ardından beden gelişir ve hareketinin sınırlarını keşfetmeye başlar: emeklemek, yürümek ve belki koşmak…

Çocuk; büyüdükçe ve dünyayı keşfetmeye başladıkça bu sefer ahlaki, toplumsal ve kişisel sınırlar devreye girer. İşler de hem çocuk hem de ebeveynleri için burada karışır. Birinci çinko!

Çocuk; sorumluluğunun nerede başladığını ne için sorumluluk alması gerektiğini ve ne için sorumluluk almasına gerek olmadığını bilmelidir. AMA! Çocuklar kendilerini kontrol etmek istemezler; annelerinin ve babalarının kendi şartlarını değiştirmesini isterler. İkinci çinko!

Çocuklar sınırlarla doğmazlar. Bahsi geçen bütün sınırları yaşamın içinde başta ebeveynleri kurdukları ilişkinin içinde öğrenirler. Bu yüzden de ebeveynlerinin onlara sınır koymalarına ihtiyaç duyalar. TOMBALA!

Peki nasıl?
Ne dünya üzerinde ne de ülkemiz topraklarında herhangi bir uzman tarafından yayımlanmış bir “doğru sınırlar kitabı” bulunmamaktadır. Doğru sınır diye bir şey yoktur, kendi sınırlarını aile ihtiyaçlarına göre belirleyebilen ebeveyn vardır. Her toplumun kendine ait karakteristik özellikleri olduğu gibi o toplumda yaşayan her ailenin de kendi yapısına uygun hassasiyetleri, kuralları ve kararları vardır. Bu kararlar yaşam içinde çocuğa aktarılır. Böylelikle çocuk kendini güvende ve emniyette hisseder.

Belirlediğiniz sınırlar düşmanınız olmasın.
Ebeveynler çocuklarına sınır koymak istediklerinde onları zorlayan en büyük mesele onu ifade etme biçimi olur. Fazla mı sert oldu? Fazla mı yumuşak oldu? Ona alan bıraktım mı? Her şeyi onun için sıkıcı hale mi getirdim? Eğer buna benzer soruları kendinize soruyorsanız, iletişim sizin evde zaten üzerine düşünülen bir konu demektir. Eğer bu sorular aklınızdan hiç geçmiyorsa, bir an evvel düşünmeye başlarsanız bundan sonraki günleriniz için iyi bir başlangıç yapabilirsiniz.

Küvet mi? Havuz mu? Deniz mi?
Çocuklar kendilerini güvende hissetmek için sınırlara ve kurallara ihtiyaç duyarlar. Belirlenen çerçeve onlara ne yapacaklarına ve ne yapamayacaklarına dair fikir verir. Alacakları riskleri buna belirler ve analiz etmeye başlarlar. Tabii bunu yapacak alanı onlara bıraktıysak! Küvet, havuz ve deniz meselesi burada devreye giriyor. Kendinizi sayılan bu üç alandan hangisinde daha rahat yüzerken hayal ediyorsunuz? Kulaç atmaya çalışırken kollarınızın fayansa çarptığı bir küvet mi? Nerede durma şansınız olduğunu bilmediğiniz bir deniz mi? Yoksa bir süre yüzdükten sonra nereye tutunabileceğinizi gördüğünüz bir havuz mu? İşte çocuklar için sınırlar tam olarak bu üç alana benzer. Ne bir küvet gibi dar ne de bir deniz kadar uçsuz bucaksız olmalıdır koyulan sınırlar. Bir havuzda yüzecek kadar özgür nerede duracağını bileceği kadar da keskin sınırlar her çocuğun ihtiyacıdır.

aynapdlogodisif

İletişim Bilgileri

İnönü Caddesi, Aydoğan İş Merkezi

No: 12, Kat: 7, Daire: 20, 34734

Sahrayıcedit / Kadıköy İSTANBUL

2018 © Ayna PD - Eğitim ve Psikolojik Danışma Merkezi | Tukan Ajans