E.M.D.R

Beynimizin Duygusal Kilitlerini Açan Anahtar: “E.M.D.R”
Dr. Psikolog Ayşegül Önk Eray

EMDR (Göz hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) Terapisi 1989’da bir Psikolog olan F. Shapiro tarafından, geliştirilmiş bir psikoterapi tekniğidir. Öncelikle travmatik yaşantısı olan kişilerin tedavisi üzerine odaklanarak çeşitli deneysel ve klinik uygulamalarla geliştirilmiştir. Ülkemizde 1999 depreminden sonra travmatize olan çocuk ve yetişkinlerin tedavisinde etkin bir şekilde kullanılmıştır.

Kişinin ruhsal dünyasında uzun dönemli olumsuz etki yaratan her türlü olay ve duruma “Travma” denir. Herkesin yaşamında küçüklü büyüklü travmatik deneyimler vardır. Önemli olan psikolojik yönden kişinin bunu iç dünyasında nasıl yaşadığıdır. EMDR, psikolojik travmanın yarattığı duygusal kilitleri açarak kişinin doğal iyileştirici kaynaklarının harekete geçmesine izin verir.

Sağlıklı bir süreçte beyin olumsuz yaşam olaylarının oluşturduğu duygusal etkileri işleyerek bu yaraları iyileştirir. Böyle bir durumda kişi travmatik olayları hatırladığında çok az rahatsızlık yaşar.

Travmatik olayların kişiler üzerinde bıraktığı duygusal etkilerin sıklığı ve şiddeti bazen bu sistemin sağlıklı işlemesini engelleyebilmektedir. Çeşitli nedenlerle beynin bu doğal bilgi işleme süreci tıkanıklığa uğradığında ise çeşitli psikolojik ve psikiyatrik rahatsızlıklar ortaya çıkar. EMDR uygulamasında duygusal kilitlerin açılımında etkili olan çift yönlü uyarım göz hareketleri ile yapılabildiği gibi dokunsal veya işitsel uyaranlarla da yapılabilir. Çift yönlü uyaranın bilişsel işleme ve beynin her iki yarımküresinin işleyişinin bütünleştirilmesi ile bağlantılıdır. Kısaca, çift yönlü uyaranın kişilerin beyninin her iki lobunda yani mantık ve duygular arasında bir bağlantı kurduğu ve bunun da iyileşmeye olanak sağladığı düşünülmektedir. Travmatik bir olay yaşandığında bu yüzden mantığımız bu olayın geçmişte kaldığını söylese de duygusal olarak yaşanan olumsuz olayın etkisinden kurtulamayız.

Trafik kazası, bir yakınının ölümü, deprem… gibi travma yaratabilecek bir olay yaşandığında; beynimizde, olumsuz olayla ilgili görüntüler, düşünce ve duygular işlenmeden donar. Bu durum tıpkı yiyeceklerin şoklanarak dondurulması gibi olayın zihnimizde hep canlı kalmasına neden olur. Yani geçmiş, bugünde yaşamaya devam eder.

Sadece yakın geçmişimizde yaşanan travmalar değil, çocukluğumuzda yaşadığımız ve o günden bu yana beynimizde donmuş olarak kalan anılar da bugün çeşitli rahatsızlıklar yaşamamıza neden olabilir. (Yeme bozuklukları, depresyon, fobi, performans kaygısı, bağımlılık, vb.) Bu olumsuz anıları hatırlamak, etkilerine karşı duyarsızlaşmak ve anıyı pozitif olarak yeniden beynimizde işlemleyebilmek için kullanılan EMDR yöntemi sadece birkaç görüşmede bile çok başarılı sonuçlar vermektedir.

EMDR psikolojik sıkıntı yaşayan insanların hayat kalitesini artırılmasında etkili bir yöntemdir. Kanser gibi kronik hastalıklarla başa çıkmada da bu amaçla etkin bir şekilde kullanılmaktadır.

Bu yöntemi sadece EMDR Enstitüsü denetiminde verilmiş eğitimi tamamlayan bireysel danışmanlar tarafından uygulanabilir.

Her travmatik olay, kişinin zihninde anılar, düşünceler, duygular ve çeşitli davranış eğilimlerinden bir “ağ” oluşturur. EMDR ile çalışırken bu ağ’a giriş için travmatik anı ele alınır. Bu anı ile ilgili önemli bir sahne ve negatif düşünce ile yerine koymak istediği olumlu düşünce, duygu, beş duyu ve beden duyumları ile üzerinden çalışılır.

EMDR DENEYİMİ YAŞAYANLAR NASIL ANLATIYOR?

1. Süreç başladığında şimdi şu aşamadayım. İçimde bulunduğum bu duygu durumuna neden olan geçmişte yaşanmış veya gelecekte yaşanabilecek bir an ile bağlantı sağlayan bir ip sanki avuçlarınızda (çift yönlü titreşim uyaranı kullanılıyor.) Önce ilk olarak o ana gidiyorsunuz ve izlemeye başlıyorsunuz; gözünüzün önünden akıp giden birçok yaşantıyı, anıyı, şimdiki aklınızla, örneğin 10 yaşında yaşadığınız bir “an”ı, giden birçok yaşantıyı, anıyı yaşadığınız bir “an”ı hissediyorsunuz, o anda oradasınız. Danışmanınız soruyor, izliyorsunuz, düşünüyorsunuz hissediyorsunuz, cevaplar… ve nefes al, nefes ver. Her cevapta geri dönüş yolundasınız. Son-ucu avucunuzda olan ipi takip ederek ve tek tek düğümleri çözerek içinde bulunduğunuz ana geri dönüyorsunuz… şimdiki yaşınıza. Derinlik, uzaklık önemli değil. Gerekli tüm görüş, nefes ve yöntemle imkanı var, kontrol bende. EMDR yaşantısı, gerçeği görmeye başlamak, yoğunlaşmak ve gerçekten o duyguyu kavrayıp çözümlemek demek. Yaşadığınızın gerçekte ne olduğunu anlıyorsunuz ve kendinizi görüyorsunuz ve o kayıt artık aynı şekilde kalmıyor.

2.EMDR, kendine gerçekten dürüst olmak konusunda kararlılığı gerektiren bir süreç. Ancak bu şekilde kafamdaki kurallarım ve yargılarımla yüzleşebileceğimi gördüm. Kesinlikle kolay değil ama hafifletici bir deneyim. EMDR çalışmaya başlayarak kendim de bir butona basmış gibi hissediyorum. Bir yandan sihirli bir denek gibi ama sadece kişinin kendi çabası ile işleyecek bir şey. İnsan beyni hakikaten çok acayipmiş. Bir sürü şey nasıl da birbirine bağlı. Tek tek keşfediyorsunuz. Görüşmeden her çıkışımda şaşkınlığımı hala atamıyorum.

3.Beynimin sanki bir tarafı iyi, bir tarafı kötü şeyleri gösteriyor. Sonra da onları bir araya getiriyor. Onları çatıştırabiliyor. İnsanın içindeki en gizli şeyleri bile ortaya çıkartıyor. Kötü şeylerin etkisi anlatılabiliyor, hatta yok edebiliyor. Çok keyif aldığım anlar sanki sanki gerçek gibi canlı görünüyor. Kötü anlara da götürüyor sanki o anı tekrar yaşıyorsunuz. Bunları anlatırken birçok detayı görebiliyorum bu da tedavime iyi geliyor. O sırada duygularımda ortaya çıkıyor. O an tüm korkular, endişeler ortaya çıkıyor ve onlarla baş edebilecek birçok yeni fikirler geliyor. Görüşme sırasında bazen çok yorulmuş, bazen de çok rahatlamış oluyorum.

4.O “an”a tekrar geri dönüp unuttuğum veya kapattığım birçok şeyin ortaya çıkması. Oradaki her şey çok canlı görünüyor. Ne olursa sonuçta bana iyi geliyor. Sanki bir kazı yapıyorum içimde ve sürekli yeni şeyler keşfediyorum… Tek bir açıdan değil de 360 derecelik bir açıdan yani her açıdan olaya tekrar bakıyorsun sanki. Önceden olayın sadece bir yönünü görürken EMDR’dan sonra çok farklı yönlerini de görüp yaşadığına farklı anlamlar yükleyebiliyorsun. Bu olaya dışarıdan bakmayı sağlıyor.

5.Sanki bir olayı değişik açılardan birçok kamera çekiyor ve siz izliyorsunuz. EMDR’da olayların göremediğim yönlerini görebiliyorum. Bence yaşanması gereken çok özel bir tecrübe. İnsanlar boşa eziyet çekiyorlar. Kendilerine çok ağır yükler yüklüyorlar. Her ne kadar zor bir deneyim olsa da kişiyi özgürleştiriyor.

6.EMDR ile yaklaşık bir yıl önce annemi kanser nedeniyle kaybettikten sonra tanıştım. O kadar çok acı çekiyordum ki bu süreç ile başa çıkmam mümkün değildi. İlk görüşme inanılmaz zor geçti. Görüşme süresince sürekli ağlamıştım hatta bir ara ağlamaktan nefes alamayacak hale bile gelmiştim. Görüşme sonrası da birkaç gün zor geçti. Kendimi sersem gibi hissediyordum, halsiz ve bitkindim. Sonraki günler kendimi daha iyi hissetmeye başladım. Görüşmelere birkaç hafta daha devam ettik. Diğerleri ilk görüşme kadar zor geçmese de yine kolay değildi. Ama görüşmeler sonrasında artık çok daha iyi hissetmeye başlamıştım. Süreç bittiğinde kendimi ne kadar iyi ve güçlü hissettiğimi fark ettim. Evet annemi çok özlüyorum ama artık ızdırap çekmiyorum. Bu süreçte birçok şeye bakış açım değişti. Bu çalışmayı yapmasaydık belki de hala aynı acı ile yaşamaya devam edecektim.

aynapdlogodisif

İletişim Bilgileri

İnönü Caddesi, Aydoğan İş Merkezi

No: 12, Kat: 7, Daire: 20, 34734

Sahrayıcedit / Kadıköy İSTANBUL

2018 © Ayna PD - Eğitim ve Psikolojik Danışma Merkezi | Tukan Ajans