Günümüzün “Süper Kahramanları” Anneler

Dr. Psikolog Ayşegül Önk Eray

Annelik insan hayatındaki hiçbir role benzemeyen inanılmaz heyecanlı, keyifli, coşkulu bir deneyimdir. Zaman zaman yorucu, yıpratıcı bile olabilir. Tüm bu iniş çıkışlara rağmen kadınlar, anne olabilmek için belki hayatta yapılması çok zor birçok fedakârlıkları gözlerini kırpmadan yaparlar. Bunun için kendi yaşamlarından bile vazgeçebilirler. İşte, bu kadar muhteşem bir duygudur annelik.

Özellikle günümüzde “annelik rolü”, tıpkı hayatımızın diğer yönlerinde olduğu gibi daha da güçleşmiştir. Kadınlar artık sadece “evlerinin hanımı” değiller, eğitim ve çalışma hayatında son derece aktif olarak yer alan, aile bütçesinin de önemli bir tamamlayıcı durumundalar. Bu öyle bir zorunluluktur ki doğumdan ortalama 6 ay sonra bebeklerinden ayrılmak zorunda kalarak iş hayatına geri dönmeleri gerekir. Bebeğe kimin bakacağı ayrı bir sorun oluşturur. Anneler bu konuda da maddi, manevi ne gibi riskleri olabileceği konularında bir sürü soruyla, endişeyle karşı karşıya kalırlar. Bir yandan yorgun argın akşam eve dönünce çocuklarını ihmal etmemeye çalışırken bir yandan da evle ilgili işleri ve eşiyle ilgili görevlerini aksatmamak için uğraşırlar. Hem de iş hayatında yaşadıkları birçok sorun çözülmeyi beklerken. Hâlbuki bir annenin sağlıklı ve mutlu çocuklar yetiştirebilmesi için kendisinin de rahat, huzurlu ve sağlıklı ve mutlu olması şart. Bütün topları elinde tutmaya çalışan bir “Jonglör” gibi bütün bu görevlerin altından kalkmaya çalışan bir kadının tükenmemesi de çok zor. Tükenme depresif süreçlere götüren en kestirme yol. Eğer anne eşiyle mutlu ve dengeli bir ilişki içinde değilse, desteklenmiyorsa ilişkisel sorunlar gittikçe büyüyorsa ailelerle ilgili sorunlarda buna ekleniyorsa yani tüm bu sosyal ağ içinde bir de duygusal savaşlar veriyorsa annelik görevlerini yerine getirmek ve sağlıklı çocuklar yetiştirebilmek gittikçe daha da zorlaşmaktadır. Kendi ruhsal ve fiziksel sağlığını koruyamayan bir kadının annelik görevlerini yerine getirmesi problem haline gelir. Bunun olmaması için eşlerin birbirine desteği gereklidir. Ancak sağlıklı mutlu kadınlar, sağlıklı çocuklar doğurabilir ve mutlu çocuklar yetiştirebilir. Bazı anneler, eşleri ve aileleri ile daha mutlu, huzurlu, anlayışlı ilişkiler yaşayabiliyorlar. Duygusal ihtiyaçları karşılandığı için daha aktif olarak sosyal ilişkilerini ve kariyerlerini devam ettirebiliyorlar. Ama içinde bulundukları durum kaosa, karmaşaya dönüşüyorsa çocukların duygusal ve fiziksel bakımlarını ihmal etmeye başlıyorlar. Bunun yarattığı suçluluk duyguları ile baş edebilmek için disiplin ve eğitim sisteminden ödün vermek zorunda kalıyorlar. Eksik kalan süreçleri çocukların istekleri olan her şeye “evet” diyerek doldurmaya çalışıyorlar. Sonuçta da bir türlü baş edemedikleri sorunlarla ve problemleri olan çocuklarla karşı karşıya kalabiliyorlar. Sürecin bu hale gelmemesi için annelerin de yapmayı unuttukları “normal hayatlarına dair alışkanlıklarını” tekrar hatırlamaları gerekiyor. Zira annelik rolü diğer rollerini kadına unutturabiliyor! Öncelikle kendileri olmayı unutuyorlar; hobilerini, arkadaşları ile sadece görüşmek, sohbet etmek, alışveriş yapmak, sinemaya gitmek gibi keyif aldıkları aktiviteleri yapmayı erteliyorlar. Eşleri ile bebekten önceki romantik süreçleri yaşamayı ihmal ediyorlar; baş başa dışarı çıkmak, birlikte yapmayı sevdikleri alışkanlıkları devam ettirmek gibi…

Özellikle eşler yani “babalar” anneye çocukların bakımı konusunda destek vermiyorlarsa ya da sürekli şikâyet ediyorlarsa anneler çocuklarla ilgili daha çok sorumluluk üstlenmek zorunda kalıyorlar. O zaman tükenme daha da kaçınılmaz olarak yaşanıyor. Zira çocuk eğitiminde anne-baba arasındaki iletişim ve denge çok önemli. Bir çocuğu yetiştirirken babalar annenin yanında aktif olarak yer almadıklarında çocuklarla ilgili yaşanan sorunlar ve ailelerin psikolojik-pedagojik destek alma ihtiyaçları da daha fazla artıyor. Bir kadın ve bir erkek evlenmeye karar verdiklerinde; birlikte bir hayatı paylaşmaya karar verirler. Buna çocuklar da dâhildir..!

Bir kadın ve bir erkek için en güzel hediye anne-baba olmaktır. Bu hediyeye birlikte sahip çıktıklarında ve bu süreci paylaştıklarında hem mutlu bir aileye hem de sağlıklı çocuklara sahip olabilirler.

aynapdlogodisif

İletişim Bilgileri

İnönü Caddesi, Aydoğan İş Merkezi

No: 12, Kat: 7, Daire: 20, 34734

Sahrayıcedit / Kadıköy İSTANBUL

2018 © Ayna PD - Eğitim ve Psikolojik Danışma Merkezi | Tukan Ajans