Kendimiz ile Barışık Olmak

Psk. Dr. Ayşegül Önk Eray

İnsanın kendisi ile barışık olabilmesi için öncelikle kendini iyi tanıması gerekir… Kendimizi tanımak aslında o kadar da kolay bir süreç değil. Zira yaşadığımız dünyada varolabilmek, sağlam kalabilmek için bir sürü donanım geliştirmek zorundayız… Bu donanımların inşası çocukluğumuzda başlar, farkında olmadan deneyimlerimizin sonuçlarından dersler çıkararak kendi davranış kalıplarımızı oluştururuz (paternler). İhtiyaç duyduğumuz da otomatik olarak devreye girerler. Tekrar tekrar sorgulanmazlar. Böylece ‘otomatik pilot’ta hayata devam ederiz.

Eğer, kendimizle ilgili yeni deneyimlerimizi ‘neden böyle yaptım’, ‘şimdi niye böyle hissediyorum’ diye sorgulamazsak farkındalığımız da gelişmez. Aslında yaşamda sağlam kalabilmek amacıyla birçok savunma mekanizması geliştiririz. Bu mekanizmaların amacı kendimizi korumaktır. Kendi kişiliklerine dair farkındalığı az olanlar kendilerini kusursuz, yeterli görürken doğal olarak güçlü ve zayıf yönlerinin farkında olamazlar. Eğer yaşadıkları durumla ilgili hissettikleri duygularla başa çıkamıyorlarsa o zaman savunma mekanizmalarını daha fazla kullanmaya eğilimli olurlar. O zaman da kendilerine ait farkındalık düzeyleri azalır. Kendilerinin farkında olanlar ise ruh hallerinin değişimleri ile ilgili iç dünyalarında neler olup bittiğini daha kolay anlayabilirler. Duruma dair neden iyi ya da kötü hissettiklerini fark edebilirler. Kendilerini kınamaksızın kusurlarını ve sınırlılıklarını bilirler. Zayıf yönlerini eleştirip suçluluk duymazlar, başkalarını da eleştirmeye eğilimli olmazlar. Bu açıdan kişinin sahip olduğu özellikleri keşfi ve kabulü ‘kendisi ile barışık olası’ açısından son derece önemlidir. Kendini kabul ve kendine saygı bu anlamda son derece değerli iki kavramdır. Bunu başarabilen kişiler; ‘neden böyleyim’ demek yerine ‘ben böyleyim ve daha iyi nasıl olabilirim’ diye bakabilme şansını kendilerine verebilirler.

Böylece kendi eylemlerimizin, düşündüklerimizin ve hissettiklerimizin farkına varabilmeyi öğrendiğimizde, ‘otomatik pilot’tan çıkıp direksiyona geçebiliriz. Otomatik pilotta kaldığımızda gelişemeyiz oysa farkındalıklarımız arttığında gelişime de açık olabiliriz. Yeni ve daha gelişmiş ‘başa çıkma becerileri’ de geliştirebiliriz. Yaşam kalitemizi arttırabiliriz. Kendimiz ile daha bağlantıda olmamız bizi içsel olarak daha DENGEDE olabildiğimiz süreçlere taşır.

İnsanoğlu gelişime açıktır ama potansiyellerinin farkında olamazsa da kullanamaz. Kendimizi tanımazsak daha çok koruma ihtiyacında oluruz. Örnekleyecek olursak; Olumsuz bir deneyim yaşadığımızda, bu durumla başa çıkacak bir yol buluruz. İşe yararsa artık hep aynı yöntemi kullanmaya devam ederiz; olaya dair bir şablon gibi. İşte buna ‘otomatik pilot’ta olmak diyoruz. Ama bu olumsuz durumla başa çıkabilecek yeni bir yol bulabilirsek, daha da işlevsel olan, işte o zaman potansiyellerimizi kullanabilir ve kendimizi daha da geliştirebiliriz.

Bunu yapmayı zorlaştıran ise kendimizi koruma sistemimizin yeni olan her şeyi risk olarak algılayıp direnç gösterme eğiliminde olmasıdır. Stabilizasyonu koruma pahasına gelişimimizi reddedebilir. Bu kendimizle ilgili git gellere neden olur. Diyelim ki; zor bir sınavda başarısız olduk. Her zor olduğunu düşündüğümüz sınavda kaygılanmaya başlarız. Kendini koruma sistemimiz, bizi başarısızlık ve hayal kırıklığından korumak için bu süreci ‘tehlike olarak‘ tanımlayarak kaygı sistemini tetikler ve bu zorlu durumdan ‘kaçınmamız’ için uğraşır. Her sınav bizde aynı tehlike durumu olarak tanımlanmaya başlar. Artık ‘otomatik pilot’ devreye girmiş demektir. Bu süreçte, bedenimde, duygularımda ve düşüncelerimde ne oluyor neden oluyor diye bakabilmeyi becerebildiğimizde ise farkındalık kazanmaya başlarız. Kendi eylemlerimizin, duygu ve düşünlerimizin farkına varabilmeyi başardıkça aradaki bağlantılar hakkında daha çok bilinçlenmeye başlarız. Bu da kendi aracımızın direksiyonuna geçmemizi sağlar.

Kendimizin zayıf ve güçlü yanlarını bu sayede keşfedebiliriz. Böylece kendimizi bir bütünlük içinde görebilmemiz mümkün olabilir. Kendimizle barışık olmamızı sağlayan bu yolu izleyerek gelişmeye devam edebiliriz.

Böylece kendimiz direksiyona geçip, hayatımızın otobanında daha gelişime açık, daha umutlu yolculuğumuza devam edebilmek kendimizle barışık olmamızı da sağlar.

aynapdlogodisif

İletişim Bilgileri

İnönü Caddesi, Aydoğan İş Merkezi

No: 12, Kat: 7, Daire: 20, 34734

Sahrayıcedit / Kadıköy İSTANBUL

2018 © Ayna PD - Eğitim ve Psikolojik Danışma Merkezi | Tukan Ajans