SADECE HAREKETLİ BU ÇOCUK

Klinik Psikolog Funda Tekelioğlu

“Şımarık”
“Yaramaz”
“Hiperaktif”

Eğer bir çocuk, diğer çocuklardan daha hareketli ise, o çocuğu anlatmak için “Diğerlerine göre daha hareketli bu çocuk.” demeyiz genelde. “Şımarık bu çocuk.”, “Yaramaz işte çocuk.” deriz veya biraz daha ileri gidip “Hiperaktif çocuk.” diyebiliriz. Yani problemli çocuk… Hemen yaftayı yapıştırıveririz. O yaftaya ihtiyacımız var yargılamak için. Böylece çocuktan yola çıkarak anne-baba hakkında da yorum yapabiliriz. Aileyi değerlendirmeye alabiliriz.

Çocuk “şımarıksa” anne baba terbiye verememiş olur.
Çocuk “yaramazsa” anne baba sınır koyamamış olur.
Çocuk “hiperaktifse” çocuk hasta, anne baba da ilgisiz oluverir. Hatta bu çocukların aileleri için “Onlar da aile mi canım?” veya “ Aile öyle mi olur?” gibi yorumlar bile yapılabilir.

Oysa belki de çocuk sadece diğerlerine göre daha hareketlidir, diğerlerine göre daha fazla konuşuyordur, diğerlerine göre daha az yerinde durabiliyordur, diğerlerine göre daha fazla merak ediyordur, diğerlerine göre daha fazla soru soruyordur.

“Fazla” olan mı normal?
Burada asıl sorun diğerlerini yani çoğunluk olarak gördüğümüzü “normal” kategorisine sokup, az olanı “anormal” olarak değerlendirmek. Çoğunluğa bakıp “sağlıklı” demek, az kalana “sağlıksız” ya da “problemli” etiketini yapıştırmak…

Çoğunluktan kastım bazen sınıftaki çocuklar, bazen bir gruptaki çocuklar.

Hiç “Bu çocuk diğerlerine göre çok fazla soru soruyor, yerinde duramıyor. Diğerleri niye soru sormuyor, pek de hareket etmiyor. Neden acaba?” diye soruyor muyuz? Sanırım HAYIR. Aklımıza bile gelmez herhalde. Daha fazla olan daha doğru gibi geliyor bize, ne yazık ki. Neyse bırakalım kıyaslamayı.

Çocuklarınızın sesine kulak verin!
“Enerjisi dışarıya taşıyor.” diyebilir miyiz?
“Yerinde duramıyor zira anlatacağı çok şey var, hepsini birden anlatma telaşında.” diyebilir miyiz?
“Kendisini dinletmenin başka yolunu henüz keşfetmemiş.” olabilir mi?
“Bendeki hazineyi görmeniz için daha ne kadar koşmalıyım?” diye soruyor olabilir mi?
“Heyyy! Ben de buradayım, size söylemek istediklerim var.” deme ihtimali var mı?

Değerlendirmeler yapmayı bıraktığımızda, çocukları birbirlerine benzetme çabalarından vazgeçtiğimizde, içine sıkıştığımız kalıp yargılardan kurtulduğumuzda neler olur? Gözümüzdeki, kulağımızdaki, zihnimizdeki yargı perdeleri kalkar. Çocukların bize göstermeye çalıştıklarını görmeye başlarız.

Onların söylemek istediklerine kulak verir, duyarız.

Hareketli, hareketsiz tüm çocukları merak ederiz.

İçlerindeki cevherleri çıkarmaları için alan açarız.

aynapdlogodisif

İletişim Bilgileri

İnönü Caddesi, Aydoğan İş Merkezi

No: 12, Kat: 7, Daire: 20, 34734

Sahrayıcedit / Kadıköy İSTANBUL

2018 © Ayna PD - Eğitim ve Psikolojik Danışma Merkezi | Tukan Ajans