YEMEK MASASINDA KRİZ VAR!

Uzman Psikolog Ceyda Yanar

İşte yine başlıyoruz. Uyandı. Tuvalete gitti. Pijamalarını çıkardı. Kahvaltı zamanı. Aklımda tek bir soru var. Tabağındakileri yiyecek mi? Saat bir oldu. Öğlen yemeğini mutlaka bitirmesi lazım. Sabah da yumurtasını yemedi zaten. Köftenin içine koyduğum sebzeler iyi oldu. Bu öğünü mutlaka yemesi lazım. Saat yedi. Koca gün ağzına doğru düzgün tek bir şey almadı. Akşam masadan aç kalkmasa bari…

Herkes için tanıdık bir hikaye.
Yemek yemek, çocukların en temel fizyolojik ihtiyaçlarından biridir ve bu durum ebeveynden doktora herkes tarafından bilinmektedir. Hele ki yemek yemek bizim geleneksel yapımızla değerlendirildiğinde duygusal bir anlama da sahiptir. Çocuk, neyin içine doğduğunu bilmez ama bu düzenin parçalarından biri haline gelir.

Yemek, gerçekten kimin ihtiyacıdır?
“O tabak bitecek.” cümlesinin en az bir defa yankılanmadığı ev var mıdır? Her ebeveyn çocuğunun sağlıklı büyümesini ve gelişmesini ister. Ona bir zarar gelmesinden korkar. Bu zararın kendisi tarafından verilme ihtimalini düşünmek bile istemediği için her şeyi kontrol etmeye çalışır. İşlerin çocuklar için karışmaya başladığı yer de tam burası olur. Kendi fiziksel ihtiyacını karşılamak için yemeyi öğrenmesi gereken çocuk ile ebeveynlerinin ona iyi bakıp yemek yedirme telaşı arasında çatışma başlar.

Çocuklar, asıl sorunun ne olduğunu anlayamazlar.
Küçük yaştan itibaren yemeğin bir savaşa dönüştüğü evlerdeki çocukların yeme davranışlarında hep bir problem olma ihtimali devam eder. Çocuk, büyürken yemekle nasıl bir ilişki kurması gerektiğini öğrenemediği için kafasındaki belirsizlikler de onunla büyür. Çoğu zaman da çözümsüz kalır. Ebeveynler çocuklarının iyi olmasını ister ama bunun yemekle olan ilişkisini onlara aktarmayı unuturlar. Çocuk, keskin emir cümleleri, bazen büyük bazen de küçük sürtüşmelerin içinde kalır. Yemek de kenarda sabırla sırasını bekler.

-Kıyaslamayın!
“Milletin çocuğu ne güzel oturup yemeğini yiyor, sen?” demeyin.

-Tehdit etmeyin!
“Madem bu yemeği yemiyorsun, o istediğin oyuncağı sana asla almayacağım.” demeyin.

-Duygusal yük bırakmayın!
“Eğer bu tabak bitmeden masadan kalkarsan, seninle artık oynamayacağım.” demeyin.

-Koşul koymayın.
“Ancak yemeğini bitirirsen seninle parka gelirim.” demeyin.

-Sözel şiddet uygulamayın.
“Ne biçim çocuksun sen? Bir tabak fasulyeyi yiyemedin!” demeyin.

aynapdlogodisif

İletişim Bilgileri

İnönü Caddesi, Aydoğan İş Merkezi

No: 12, Kat: 7, Daire: 20, 34734

Sahrayıcedit / Kadıköy İSTANBUL

2018 © Ayna PD - Eğitim ve Psikolojik Danışma Merkezi | Tukan Ajans