ÇATIŞMALAR KORKUTUCU DEĞİLDİR, BÜYÜMEYİ ÖĞRETİR!

ÇATIŞMALAR KORKUTUCU DEĞİLDİR, BÜYÜMEYİ ÖĞRETİR!

Sessiz sakin bir ev her çocuklu ailenin hayalidir. Ebeveynler kendi ilgili alanlarına göre işlere bakarken, çocukların onları hiç rahatsız etmeden köşelerinde oyun oynadıkları, kimsenin tartışmadığı o “muhteşem” ev… Bu hayalin en büyük düşmanı çatışmalar, tartışmalar, kavgalar sanılır. Hiç olmasın istenir. Çoğu zaman destek arayışı yükselen seslerin sıklığı artınca gelir.

“Hayır” demeleri tehlikeli değildir. 

Çocuklar bireyselleşmeye başladıktan, kendilerini ifade etme becerileri geliştikten kısaca anne babalarına “hayır”, “ben onu değil bunu yapmak istiyorum”, “ama neden yapamıyorum?” demeye başladıkları zaman çatışmalar başlar. Ebeveynler karşılaştıkları bu itirazlarla çoğu zaman baş etmekte zorlanıyorlar ve konu “dediğimi yapman gerekiyor çünkü ben senin annenim/babanım” noktasında çıkmaza giriyor. 

Birçok önemli sorunun cevabı: aile.

Başka bir hayale götürmek istiyorum şimdi sizi. Kendini samimi ve akıcı şekilde ifade eden bir yetişkin olmuş çocuğunuz. Hakkını savunuyor, fikirlerinin arkasında duruyor ve gerekli yerlerde çatışmaya girmekten korkmuyor. Peki, bu yetişkinler böyle olmayı nereden, kimden öğreniyorlar dersiniz? Söz konusu öğrenme olunca birçok sorunun cevabı aynı noktaya ulaşıyor; aile. Çocuklar her şeyi ebeveynlerinden, ebeveynlerinin onlarla ve birbirleriyle kurdukları ilişkiden öğreniyorlar.

Aile içindeki ilk deneyimler önemlidir.

Sözü edilen büyük kavgalar, hakarete varan sözler ya da bağrış çağırışlar değil elbette. Fikir ayrılığı olduğunda herkesin kendini özgürce ifade ettiği, bütün düşüncelerin sabırla dinlendiği bir alan yaratmak sağlıklı çatışma ortamını sağlıyor. Bu ortamın hedefi haklıyı bulmak değil, yeni fikirlerin keşfi olduğunda herkes birbirini gerçekten duyabiliyor. Ebeveynleri tarafından gerçekten dinlenen çocuklar fikirlerinin önemli olduğunu, kendilerine değer verildiğini hissediyor. Böylece yenilerini üretmekten ya da ifade etmekten çekinmiyor ve kendilerine olan güvenleri de artıyor. Ayrıca dinlemeyi de dinlendikçe öğreniyor çocuklar. Çocuklarının kurallara uymamasından, söz dinlememesinden şikâyetçi ebeveynler ilk adımda kendilerine bu soruyu da sormalı: Ben çocuğumun isteklerini ne kadar anlayabiliyorum? Ben onu ne kadar dinliyorum?

1280 720 Ayna Psikolojik Danışma Merkezi

Funda Tekelioğlu

Emel Yazıcıoğlu

Zehra Birbiri

Gökçe Nil Ekşi

Yaprak Salman

Zeynep Sezgin

Nurşah Memiş Akdoğan

Ceren Yüksel Dışpınar

Şule Acar

Murat Kaytancı

Ceyda Yanar

Zeynep Yetkin

Ayşegül Önk Eray

AYNA’DA Bireysel / Çift Randevuları

AYNA’DA Çocuk / Ergen Randevuları

BEBEKLİK DÖNEMİ

ÇOCUKLUK DÖNEMİ

ERGENLİK DÖNEMİ

GENÇ YETİŞKİNLİK

YAŞLILIK DÖNEMİ

PERGEL-PERFORMANS GELİŞTİRME PROGRAMI

ÖĞRENCİ KARİYER DANIŞMANLIĞI ALANLARI

YETİŞKİN KARİYER DANIŞMANLIĞI

GELECEĞİNİ PLANLA GRUP ÇALIŞMASI

Krizleri Yönetin, Güçlenin

Çalışanlarınızı daha iyi tanıyın

Çalışanlarınızı daha iyi tanıyın

Krizleri Yönetin, Güçlenin

Çatışma ve Problemleri Çözme performansınızı arttırın

Doğru Dinleme, doğru anlama, doğru ifade etme

IQ mu EQ mu?

Yönetici Adayları Daha Başarılı

Mutlu Çalışanlar

Zorbalar, kurbanlar.. Peki ya şahit olanlar?

Çocuklara dair her şey

Başa çıkma kaynakları içimizde

EMDR TERAPİSİ

Eğitim ve Çalışma Grubu

BİREYSEL GÖRÜŞME TEKNİKLERİ

KRİZE MÜDAHALE EĞİTİMİ

GRUP YÖNETİMİ EĞİTİMİ

DİKKAT VE ÖĞRENME “UZMAN EĞİTİMİ”

SİSTEMİK MÜDAHALELER EĞİTİMİ

Kurumlarda Zorbalık

Sanem Demirbaş

Gökçe Nil Ekşi

Zeynep Yetkin

Zeynep Yetkin

MESLEĞE ADIM ADIM

WhatsApp