Ayna PD

merhabaayna

Ayna'nın Hikayesi

İki arkadaş hayal kurdular önce; dokunmak istediler insanlara, ayna olmak istediler. Yaşanmış, hikâyeleri olan eşyalarla dolu küçücük bir “Ayna” kurdular. Eski de kalmış eşyaları satan arkadaşları aradı bir gün onları. ‘Adınız AYNA size sizi simgeleyen bir ayna buldum, gelin’ dedi. Heyecanla gitti iki arkadaş ve görür görmez hayran kaldı ikisi de, kollarını açmış sanki kucaklamak için bekler gibi duran oyma ağacın içine yerleştirilmiş küçük aynalardan oluşan bu aynaya ‘Ben sizin için buraya geldim.’ diyordu. Logosu oldu kucak açan ayna; insanlara dokunmak isteyen “Ayna’ya”. Yıllar geçti küçücük “Ayna” büyüdü, eşyalar yenilendi ayak uydurdu yeni dünyaya. İki arkadaştan biri dinlenmeye çekildi, diğeri yola yalnız devam etti. Yalnız dediysek de tek değildi, başlangıçtan bu yana yanında olmaya devam eden ekip arkadaşları ile yeni katılanlara kucak açtı, kocaman bir “Ayna” ailesi oldu.

Bugün kapıdan girdiğinizde kucağını açmış sizi karşılar o ayna. Sağa doğru kıvrılıp da odalara açılan koridorda ilerlerken “Ayna’nın” ilk eşyası olan camları işlemeli kumaşla kaplı dosya dolabı göz kırpar size…

Hoş geldiniz!

Çalışma Alanlarımız

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

BLOG

Son Yazılar

Yeme Bozuklukları Ne Değildir?

Psikolog Ceren Hazar

Yeme bozuklukları hakkında o kadar çok doğru bilinen yanlış var ki maalesef… Öncelikle daha genel anlamda yeme bozuklukları nedir, ne değildir ile başlayalım.

Yeme bozuklukları; Anoreksiya Nervoza, Bulimiya Nervoza, Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu ve Tanımlanamayan Diğer Yeme Bozuklukları’nı kapsayan bir tanı grubudur. Yeme bozuklukları, tanımlanmış yeme bozukluklarından daha çok tanımlanmamış biçimleriyle görülür. Yani her bireyin yaşama şekli birbirinden çok farklı olabilir. Örneğin, anoreksiya nevrozanın en bilinen özelliği, bireyin yemesini aşırı kısıtlama durumudur, ancak kişi günde 1 kâse yoğurtla besleniyor olmasına rağmen normal kiloda olabilir ve anoreksiya nevroza tanısı almaz. Dolayısıyla yeme bozukluklarında tanıya odaklanmaktan daha çok buna bir yelpaze olarak yaklaşmak ve daha şiddetli, yoğun yaşayanlar olabileceği gibi hayatını daha az etkileyen şekilde yaşayan insanların olabileceğini de hatırlamak gerek. Aynı zamanda yeme bozuklukları kendi içinde de değişimler gösterebilir: anoreksiya nervoza bulimiya nervozaya, gece yeme sendromu tıkınırcasına yeme bozukluğuna evirilebilir.

Bunları bilmek neden önemli?

Çünkü son zamanlarda sosyal medyanın da etkisiyle yeme bozukluğu tanısını paylaşan kişilerin de artmasıyla artık birçoğumuz bu konularda fikir sahibi olduk. Bilgimizin kısıtlılığından da sanki tek bir şekli ve doğrusu varmış gibi düşünebiliyoruz. Örneğin “Hayır, kusmuyorsan bulimiya nervozaya sahip olamazsın.” gibi yaklaşımlar olabiliyor. Halbuki tanılar olsa da tek bir yaşanma biçimi yok ve bunun olmadığını bilmek, kendinizde ya da çocuğunuzda olan bir durumu anlamanızı kolaylaştırabilir ve çevrenizde bu zorlu süreçten geçen bir kişiye anlayışla yaklaşmanızı sağlayabilir.

Yeme bozuklukları grubu geniş bir çatı olduğundan, yeme bozukluğu olan kişiler zayıf olur, şişman olur gibi genellemeler mümkün değildir. Anoreksiya nevroza tanısı alan bir kişiler olması gereken ağırlığın çok altında olabileceği gibi, tıkınırcasına yeme bozukluğu tanısı alan birey de sağlıklı ağırlığının çok yukarısında bulunabilir.

Yeme bozuklukları dendiğinde adı üzerinde yeme davranışıyla ilgili bir problem olduğu düşünülebilir, yeme bozuklukları sadece yeme davranışında problem olması değildir. Kişinin inançları, bakış açısı, kendilik algısı, sosyalliği gibi birçok alan da etkilenir. Beden ve beden imajına yüklenen anlam yeme davranışıyla ilgili problem yaşamayan kişiler arasında da çok farklılaşabileceği gibi, yeme bozukluğu tanısı almış kişilerde de değişebilir. Daha ortak olarak bu yelpazede bulunan kişilerin beden hassasiyetleri yüksektir.

Unutmayın ki hiçbir yeme bozukluğu sizi ya da kişiliğinizi tanımlamaz. İyileşme mümkündür!

Yollarımız Nasıl Kesişti? –Beslenme Uzmanı AYNA’DA!

AYNA Danışma Merkezi olarak ekibimizde bir beslenme uzmanımızın olması fikri bizi en başından beri heyecanlandırıyor. Hem teorik bilgilerimizden hem de alandaki tecrübelerimizden fizyolojimizin, bedenimizin ve beslenmemizin psikolojimizden ne kadar fazla etkilendiğini gayet iyi biliyoruz. “Tatlı yiyelim tatlı konuşalım” size de “beslenme sadece fizyolojik bir ihtiyaç değildir”i çağrıştırmıyor mu? Mutlu ve keyifli anlarımızın da neşesiz ve stresli zamanlarımızın da vazgeçilmezi çoğunlukla yemek oluyor. Ben bu durumdan çoğunlukla memnun olan biriyim  Ama bazı zamanlarda duygusal durumumuz beslenmemizi, yeme alışkanlıklarımızı haddinden fazla etkiliyor. Bazen olumlu anlamda oluyor bu etki; çikolata yedikçe daha mutlu hissetmek gibi. Bazense mutsuz hallerimiz beslenmeyi oldukça azaltmaya sebep olabiliyor.
Böyle durumlar yaşandığında psikoloji ve beslenme konularında çalışan uzmanların bir arada olması çok önemli. Neden? Çünkü birçok durum işbirliği halinde çalışan uzmanlar bir araya geldiğinde daha rahat çözülür. Biz de psikoloji ve beslenme arasındaki bağa inandığımız için onları bir araya getirdik ve bunun neticesinde AYNA’nın yolu bir beslenme uzmanıyla birleşti.

Bir Beslenme ve Diyet Uzmanı Olarak Neden Psikolojik Danışma Merkezi?

Beslenme ve Diyet Uzmanı Burcu Akgül

Biliyorsunuz ki beslenme -özellikle ülkemizde- fizyolojik bir ihtiyacın yanı sıra bizim sosyalleşme araçlarımızdan biri… Arkadaş toplantılarımız, aile buluşmalarımız ve hatta iş hayatımız sizce de sıkça beslenme üzerine kurulu değil mi? İş yemeklerini, arkadaşlarınızın yemek davetlerini düşünün. Aslında hepsi buluşmak, konuşmak ve paylaşmak üzerine kurulu ama işin içinde hep bir “yeme eylemi” var. “Tatlı yiyelim tatlı konuşalım” size de “beslenme sadece fizyolojik bir ihtiyaç değildir”i çağrıştırmıyor mu? En güzel sohbetler, dertleşmeler bir kahve veya çay eşliğinde yapılmıyor mu? Beslenme ve psikoloji aslında ne kadar da iç içe ve biz bunu ne kadar da göz ardı ediyoruz, öyle değil mi?
Birine öfkelenince çılgın gibi yememize ne demeli? Belki farkında olarak, belki de olmadan… Dengeli beslenmemizin önüne geçen ne acaba? Besin ögelerinden hangisine ne kadar ihtiyacımız var? Yeterli su dediğimiz ne kadar? Sebze ve meyveyi kaç porsiyon yemeliyiz? Porsiyon dediğimiz tam olarak nedir? Bunlar gibi yüzlerce soru sorabilir ve bunu sizin ihtiyacınıza göre yanıtlayabilirim. Ama asıl amaçladığım; sağlıklı ve dengeli beslenmeyi “size uygun” hale getirebilmek. Saatini, içeriğini, dengesini, kısaca her lokmasını! Siz belki de porsiyon ne biliyorsunuz ama bunu uygulamakta zorluk çekiyorsunuz. Acaba bunlar hangi zamanlar veya hangi durumların içerisindeki anlar? Bunların yanıtın birlikte bulabilmek ve çözüm yolları geliştirebilmek işimin en sevdiğim parçası sanırım. “Diyet” denince aklınıza belki de aç kalmak geliyor, asla hamburger yok geliyor. Öyle değil halbuki… Psikolojinin beslenmeye söyleyecek çok sözü var ve bizim de bunları dinlemeye ihtiyacımız var. Belki de bedenimizi, beslenmemizi anlamaya ihtiyacımız var. İşte tam olarak “Bize ne lazım”ı bulabilmek için ben buradayım! Gelin sizinkini de birlikte bulalım 😊
Sağlıkla, sevgiyle…

AYNA YAYINLARI

Ayna

Bülten

aynapdlogodisif

İletişim Bilgileri

İnönü Caddesi, Aydoğan İş Merkezi

No: 12, Kat: 7, Daire: 20, 34734

Sahrayıcedit / Kadıköy İSTANBUL

2018 © Ayna PD - Eğitim ve Psikolojik Danışma Merkezi | Tukan Ajans