Ayna PD

merhabaayna

Ayna'nın Hikayesi

İki arkadaş hayal kurdular önce; dokunmak istediler insanlara, ayna olmak istediler. Yaşanmış, hikâyeleri olan eşyalarla dolu küçücük bir “Ayna” kurdular. Eski de kalmış eşyaları satan arkadaşları aradı bir gün onları. ‘Adınız AYNA size sizi simgeleyen bir ayna buldum, gelin’ dedi. Heyecanla gitti iki arkadaş ve görür görmez hayran kaldı ikisi de, kollarını açmış sanki kucaklamak için bekler gibi duran oyma ağacın içine yerleştirilmiş küçük aynalardan oluşan bu aynaya ‘Ben sizin için buraya geldim.’ diyordu. Logosu oldu kucak açan ayna; insanlara dokunmak isteyen “Ayna’ya”. Yıllar geçti küçücük “Ayna” büyüdü, eşyalar yenilendi ayak uydurdu yeni dünyaya. İki arkadaştan biri dinlenmeye çekildi, diğeri yola yalnız devam etti. Yalnız dediysek de tek değildi, başlangıçtan bu yana yanında olmaya devam eden ekip arkadaşları ile yeni katılanlara kucak açtı, kocaman bir “Ayna” ailesi oldu. Bugün kapıdan girdiğinizde kucağını açmış sizi karşılar o ayna. Sağa doğru kıvrılıp da odalara açılan koridorda ilerlerken “Ayna’nın” ilk eşyası olan camları işlemeli kumaşla kaplı dosya dolabı göz kırpar size… Hoş geldiniz!

Çalışma Alanlarımız

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Son Yazılar

DEPRESYON

Depresyon

Depresyon

Klinik Psikolog Murat Kaytancı

Depresyon günlük hayatımızı en çok etkileyen ruhsal bozukluklardan bir tanesidir. Gün içindeki davranış ve düşüncelerimizi olumsuz yönde etkiler. Günümüz toplumundaki yoğun stres, zorlu iş hayatı, ekonomik zorluklar, yaşamsal öyküler depresyon sürecine girmekte etkilidir. Depresyon kişinin mutlu olmama ve hayattan zevk almaması olarak da adlandırılabilir. Tabi ki her mutsuzluk  depresyon demek değildir. Günlük yaşamda bizi mutsuz kılacak pek çok olay yaşanabilir. Bir kişinin depresyon tanısı alabilmesi için bazı kriterler vardır.

Depresyon belirtileri;

MAJOR DEPRESYON

· En az 2 hafta boyunca

· Depresif (çökkün duygu durum) / çekirdek belirti, temel *

· Anhedoni (ilgi istek kaybı) / çekirdek belirti, temel *

· * yukardaki iki çekirdek belirtiden biri olmak zorunda, yoksa depresyon tanısı koyamayız.

· Uyku miktarında azalma / artma

*insomnia

*Terminal insomnia ( uykuya dalmakta zorlanıyorum,gece sık sık uyanıyorum)

· Psikomotor aktivitede azalma / artma

· İştahta azalma / artma

· İntihar düşüncesi

· Enerjide azalma

· Konsantrasyon kaybı (unutkanlık)

· Suçluluk ve değersizlik düşüncesi

Major depresyon diyebilmemiz için çekirdek belirtilerden 1 tane diğer belirtilerden 7 tane veya çekirdek belirtilerden 2 tane diğer belirtilerden 3 tane olması gerekir.

Yaşam boyu kadınlarda erkeklere göre 2 kat daha fazladır.

K: %10-15 E: %5-12

Ortalama başlama yaşı 20'li yaşların sonu ve 30'lu yaşların başıdır. Eğer hayatınızda bir kere depresyon geçirirsek tekrar depresyon olma ihtimalimiz %50 dir, 2 kere olursa %70, 3 ve üstünde %90 dır.

Kadınlarda fazla olmasının nedeni, hipofis, hipotelamus ve adrenal kısmı kadında daha çok etkileniyor (Strese bağlı)olmasıdır. Genetik faktör önemlidir. Tek yumurta ikizlerinde konkordans yaklaşık %50 dir.

Depresif hastalarda en dikkat edilmesi gereken ruhsal bozukluk intihar girişimidir. Her iki hastadan biri intihar girişiminde bulunur ve bunların %10-15’i hayatını kaybeder.

DSM DE DEPRESYON TİPİ (5 TANE)

1. Atipik depresyon

2. Mevsimsel depresyon

3. Melankolik depresyon

4. Postaryum depresyon

5. Psikotik depresyon

ATİPİK DEPRESYON

· Uykuda artış

· PMA da artış

· İştahta artış

Bu yukarıdaki belirtiler varsa ‘ATİPİK’ depresyon deriz. 3 ATİPİK de olması lazım.

Duygudurumun en önemli belirtisi, duygudurum R aktivasyonu olur. Duygudurum R aktivasyonu ise; kişinin olumsuz duygudurumunun araya giren bir değişken ile duygudurumunun belli bir süre değişmesidir.

Atipik depresyon, bipolar için risk faktörüdür

MELANKOLİK DEPRESYON

Depresif belirtilerin, sabahın erken saatlerinde yoğun olduğu ve öğleden sonra azaldığı bir depresyon tipidir. Atipik’ten farkı; Atipik belirtiler olabilir ama ‘R AKTİVASYON’ olmaz. Melankolik hastalar kurşun boru olurlar, sabah hareket etmekte zorlanırlar.

Biyolojik farklılığın nedeni; sabahın erken saatlerinde kötü, öğlen iyi olmasının nedeni cortizolin sabah en düşük öğlen en yüksek seviyede olmasıdır. Melankoliklerin intihar girişimleri Atipiklere göre daha yüksektir.

MEVSİMSEL DEPRESYON

Kış ve sonbahar aylarında depresyon belirtileri çıkar. Kuzey ülkelerinde daha yaygındır. Phototerapi işe yarar, genelde 4-6 saat gün ışığında kalmak da tedavi için elverişlidir. İlaç dahi kullansalar kış ve sonbaharda ortaya çıkar.

POSTARYUM DEPRESYON

Doğumdan sonra ilk 4 hafta içinde ortaya çıkar. Anne ve çocuğun sağlığı için önemlidir. Kadınların %25'inde ortaya çıkar.

PSİKOTİK DEPRESYON

Bu hastalarda varsanı olabilir. Kulağıma bazı sesler geliyor söyleminde bulunabilirler. Suçluluk ve değersizlik hissi oluşabilir.

Majör depresyon bozukluk tablosu içerisinde psikotik belirtiler varsa bipolar bozukluk (&) için artmış riskten bahsedilebilir.

Neden Aldatılır?

Klinik Psikolog Yaprak Salman

Aldatma ilişkilerdeki en önemli problemlerden biridir. Kadın da erkek de aldatan taraf olabilir. Aldatma ortaya çıktıktan sonra affetmek veya affetmemek konusunda net bir cevap yoktur. Her ilişkinin dinamiği farklıdır. Kişilerin karakteri, ilişkiyi sürdürmedeki motivasyonu önemlidir. Peki insanlar neden aldatır? İlişkide duygusal bağın zayıflaması, iletişimsizlik, cinsel tatminin olmaması çiftleri aldatmaya götüren faktörler arasındadır. Kişiler var olan problemleri çözmek yerine duygusal veya cinsel tatmini başka birinde aramaya başlayabilirler. Bazen kişi konuyu nasıl konuşacağını bilmediği için özellikle partnerini cinsel açıdan arzulamadığında başka birine yönelmesi daha kolay olabilmektedir. Bunun önüne geçebilmek için negatif bir konuyu yapıcı bir dille kişinin partneri ile konuşuyor olması iletişimi güçlü tutar. Bunu işiten partnerin ise durumu inkar etmemesi, kişisel veya tehditkar almaması ilişkinin geleceği için uygun olan adımlar atılarak ilişkinin güçlenmesi sağlanabilir. Bir başka aldatma nedeni ilişkinin monoton olmasıyla kişinin heyecan arayışıdır. Ancak bu heyecanın sonu yoktur. Kişi monotonluk sebebi ile partnerinden ayrılıp yeni birisiyle birlikte olduğunda da ilerleyen zamanlarda baştaki heyecan olmayacaktır. İki tarafın birbirini dinleyebilmesi, fikir ayrılıklarına rağmen birbirlerini anlamaya çalışması, yıkıcı sözler söylememesi, söylendiğinde ise bunun telafi edilmesi ve tekrarının olmaması ilişkiyi güçlendiren etmenlerdir.

Günümüzdeki aldatmayı kişiler “cinsel aldatma” ve “duygusal aldatma” olarak ikiye ayırabilmektedirler. Duygusal aldatma daha tehditkar algılanırken cinsel aldatma özellikle bazı kadınlara göre daha mazur görülebilmektedir. Oysa bunu yapmak yerine ilişkideki problemleri konuşabilmek ilişkinin sağlıklı bir şekilde yürümesine katkı sağlar. Her ilişkide krizler yaşanabilir, monotonluğa girilebilir. Bunun çözümü partnerlerin birbirinde hasar bırakmadan bu krizi aşamaya çalışması ve gerektiğinde bir uzmandan destek alabilmesidir.

Duygusal Yemek Yeme

Klinik Psikolog Yaprak Salman

Birçok kişi fiziksel açlığını gidermek için yemek yemez; rahatlamak, stres atmak, kendisini ödüllendirmek için yemeğe yönelir. Bu yapıldığında kişiler sağlıksız yiyecekleri tercih etme eğilimdedir. Örneğin; zor bir günün ardından kişinin abur cubur yiyerek kendini ödüllendirmeye çalışması gibi. Aslında burada kişi duygusal ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmaktadır. Ancak duygusal yemek yeme sorunları çözmediği gibi kişinin sonrasında pişmanlık hissetmesine ve suçluluk duymasına neden olur. Bununla beraber duygusal yemek yeme; kontrolsüz kilo alma, şeker, kalp, damar, kolesterol gibi fizyolojik rahatsızlıkların çıkmasına da neden olabilir.

“Duygusal yemek yeme sorunu yaşıyor muyum?” sorusunu yanıtlayabilmek için kişinin fizyolojik ve duygusal açlık arasındaki farkı bilmesi gerekmektedir. Fizyolojik açlık; yavaş yavaş ortaya çıkar, bekleyebilir, seçeneklere açıktır, kişi açlığını gidermek için yemek yediğinde kendini kötü hissetmesine neden olmaz. Duygusal açlık ise aniden ortaya çıkar, hemen tatmin edilmesi gerekiyormuş gibi gelir, kişi belirli yiyeceklere yönelir, yedikten sonra pişmanlık, suçluluk duyguları ortaya çıkar. Duygusal yemek yemede doyma hissi hissedilmez.

Duygusal yemek yeme bozukluğu ile baş edebilmek için yeme ihtiyacını tetikleyen duygu, düşünce ve inançları tespit edip bunları olumlu inançlarla değiştirmek gerekmektedir. Bu süreçte bir terapistten destek almak süreci hızlandıracaktır.

AYNA YAYINLARI

Ayna

Bülten

aynapdlogodisif

İletişim Bilgileri

İnönü Caddesi, Aydoğan İş Merkezi

No: 12, Kat: 7, Daire: 20, 34734

Sahrayıcedit / Kadıköy İSTANBUL

2018 © Ayna PD - Eğitim ve Psikolojik Danışma Merkezi | Tukan Ajans