Çocuklarımızla gün içerisinde ilişkimiz her zaman neşeli, keyifli bir çizgide ilerlemez, her ilişkide olduğu gibi ebeveyn-çocuk ilişkisinde de çatışmaların yaşanması elbette kaçınılmazdır. Hele ki çocuğumuz okul öncesi dönem içerisindeyse, hızlı değişen duygu durumlarına ya da ani tepkilere alışkındır anne-babalar.
Örneğin bazen çocuğumuzun isteğine izin vermeyiz ya da onun güvenliği için engel koyarız önüne ve bir anda “Seni artık sevmiyorum anne!”, “Ben başka anne/baba istiyorum” cümleleri yüzümüze çarpılır. Çoğu anne baba, çocuktur söyleyebilir diyerek kendini sakinleştirmeye çalışsa da bir taraftan kırgınlığını saklayamaz, epey içerlerler bu duruma.
Gerçekte Çocuk Ne Demek İster?
Söylemek istediği gerçekten anne babasını sevmediği midir? Elbette hayır. Aslında “Sana çok kızdım”, “Beni engellemen hiç hoşuma gitmedi, çok üzgünüm” demenin çocuk dilindeki karşılığıdır bu cümleler. Henüz duygularının yeterince farkında olmayan, tanımlayamayan, ifade edemeyen çocuğumuz; duygularını sadece sevmek ve sevmemekle genelleyebilmekte ancak bu şekilde dışa vurabilmektedir. Zaman zaman anne-babalar yaşadıkları kırgınlıkla “Tamam ben de oynamam seninle bir daha”, “Bak ağlayacağım şimdi” ya da “Ben de ….’nın annesi olayım artık” derler. Belki de böylece çocuğun söyleminin uygun olmadığını, bu cümleleri tekrar etmemesi gerektiğini öğretmek isterler. Hâlbuki çocuğun ihtiyacı olan henüz kendisinin de tanımlayamadığı yoğun duygularını tanımak, uygun duygu ifadelerini duyarak öğrenmektir. Dolayısıyla “Seni uyarmam hiç hoşuna gitmedi”, “Bana çok kızdığın için böyle söylüyorsun galiba”, “İstediğini almadığım için bana hem çok kızdın hem de çok üzüldün” vb. cümleler çocuklarımız için çok daha anlamlı ve işlevsel olacaktır.
Yetişkin Rolünde Kalabilmek
Bu durumda ve yaşanan daha pek çok çatışmada anne-baba olarak elbette bizler de etkilenebilir ve duygularımızı ifade etme ihtiyacı hissedebiliriz. Üstelik duygularımızı yok saymak yerine ifade etmek doğru model olmak adına çok daha yol gösterici ve öğreticidir. Önemli olan bunu, misilleme yaparak, küserek değil yetişkin rolümüzde kalıp, sakin bir dil kullanarak yapabilmektir. Çocuğumuzla ilişkimizde içimizdeki çocuk bazen tetiklenip harekete geçse de bu ilişkinin akran ilişkisi olmadığını hatırlamak en sağlıklısı olacaktır.














