Çocukların dertlerini anlattıkları alan, oyunlarıdır! Bu nedenle özellikle erken çocukluk döneminde çocuklarla iletişim kurmak için oyundan daha güzel bir araç olamaz. Ebeveynler çocuklarına hevesle oyuncaklar alırlar ve onların sakince oynamalarını beklerler. Ancak çocuklar çoğu zaman yalnız oynamak istemezler ve anne babalarını yanlarına çağırırlar. Yetişkinler için oyun oynamanın ne kadar zor olduğunu dinlerken gerçekten şaşırıyorum. Çocukların kural koyabildikleri ve kendilerini gerçekten güçlü hissettikleri ender durumlardan biri oyun oynadıkları zamanlardır… Yetişkinler buna bile izin vermekte zorlanıyorlar.
Tek ihtiyaçları özgür bir alan!
Siz de çocuklarınızla oyun oynarken sıkılıyor musunuz? Yoksa onlara eşlik etmek kolay mı? Ebeveynlerin en sık düştükleri hata oyunu bir eğitim malzemesi haline getirmek. Oyun oynarken çocuklar özgür olmak isterler, mor bulutlar, turuncu biberler, uçan tabaklar, hayvanların yaşadığı bir ev hayal ederler. Ebeveynler çoğu zaman çocukların “mantık hatalarını” düzeltmeye başlarlar oyunlar sırasında. Oysa çocukların tek ihtiyacı onların hayal güçlerine kendinizi teslim etmeniz, size verdikleri role girmeniz ve keyif almanız.
Çocuklar aynı temaları tekrar ederek oynar. Korkmayın!
Çocuklarla kurduğumuz ilişkide kural koymaya o kadar alışıyoruz ki, ipleri onlara teslim etmekte zorlanıyoruz. Onlarla oynamanın yetişkinlerin empati yapabilme becerilerini de geliştirdiğini düşünüyorum.
Çocuklar oyunlarında aynı temayı ya da aynı senaryoyu defalarca tekrarlayabilirler. Bunun normal bir süreç olduğunu unutmayın. Bir yetişkinin canını sıkan bir olayı defalarca arkadaşlarına anlatması gibi, onlar da üzüldükleri, korktukları bir deneyimi oyunlarına yansıtırlar ve o olayın onlardaki etkisi azalana kadar defalarca aynı oyunu oynayabilirler. “Hadi ama sıkıldım”, “Başka bir şey oynayalım” gibi cümleleri kurmakta acele etmeyin.
Size verdikleri rolü kabul edin.
Oyun sırasında size verdikleri role girin. Sizi bebek yaptıysa bebek sesiyle konuşun, korkacağınız bir şey yaptığında gerçekten korkmuş gibi yapın. “Ben bebek olmak istemiyorum, ben başka oyuncağı seçmek istiyorum. Her şeye sen karar verirsen oynamam.” demeyin. Oyunlardaki en önemli rolünüzün çocuklarınıza ve onların isteklerine eşlik etmek olduğunu hep hatırlayın. Oyun oynarken tüm odağınız oyunda olsun. 15 dakika gibi kısa bir süre bile olsa, sadece ona ayıracağınız zamanın ne kadar değerli olduğu hiç unutmayın.
Kariyer Danışmanı Uzman Psikolojik Danışman Şule Acar Evde Çocuk Okutan Ailelere Sesleniyor;
Ders Çalışırken İnternetin En İyi Olduğu Yerde Kalın
Pandemi birçok şeyi olduğu gibi çocukların ders çalışma alışkanlıklarını da değiştirdi. Televizyon, bilgisayar gibi uyaranlardan uzak yerleri tercih ederken şimdi olmazsa olmaz ders aracımız onlar oluverdi.
- Ev, okul olunca evdeki ders çalışma ortamını da yeniden belirlemek zorunlu bir ihtiyaç oldu. Ders çalışma alanını çocuğunuzla birlikte belirleyin. Bunun için farklı yerlerde denemeler yapılabilirsiniz.
- Çocuğun dikkatini en iyi şekilde toplayabildiği yerleri tercih ettiğinizden emin olun . Uygun bir oda yoksa mutfak masası da tercih edilebilir.
- Çalışma ve dinlenme alanlarının farklı olması motivasyonu sağlamak ve sürdürmek için kesinlikle çok önemli.
- Ders materyallerinin de kolaylıkla erişebileceği bir konumda bulunması çocuğun sürekli masasından kalkarak dikkatinin dağılmasının önüne geçer. Eğer çocuk odasından farklı bir ortamda ders çalışıyorsa ihtiyacı olan materyaller bir çanta veya sepetle yanında bulundurulabilir.














