Anne baba, çocuğun güvenli bahçesidir. Çocuk o bahçede öğrenir hayatı. Düşse de, yaralansa da bilir çocuk; anne babasının o yaraları saracağını, kendisini sarıp sarmalayacağını. Bu güvenle büyür bahçede, öğrenir, gelişir, kendine güvenir ve o güvenli alanın dışına çıkmaya cesaret eder. Ebeveynlerinin sevgisini ve sıcaklığını içinde hissederek yoluna devam eder, genç olur, yetişkin olur.
O güvenli olması gereken bahçede ebeveyn, çocuğa sırtını dönerse, sevgisini vermekten vazgeçerse yani küserse neler olur?
Ebeveyn çocuğu ile iletişimini kopardığında yani küstüğünde ona aslında “sen benim için yoksun.” der.
Çocuk kendini yalnız, değersiz, güvensiz hisseder.
Anne veya babasının ona neden küstüğünü bilemediği için kendisi ile ilgili tahminler yürütür (“Yanlış yaptım.”) ve tutarsız davranışlar sergilemeye başlar.
Ebeveyninin neden ondan vazgeçtiğini anlayamadığı için kafası karışır, endişe yaşamaya başlar (“Benim yüzümden, sevilmiyorum, istenmiyorum.”) sonra kaygısı başka alanlara da taşar.
Ebeveyn duygularını ifade etmek yerine küstüğünde, çocuğun da duygularını kapatmasına yol açar.
Çocuk duygularını ifade etmemesi gerektiğini zanneder, onları bastırır (“Ne hissettiğimi söylememeliyim, hissettiklerim yanlış.”). Bir süre sonra duygularını fark edememeye başlar.
Ebeveyn küserek çocuğunu cezalandırdığında ona psikolojik şiddet uygulamış olur, çocuğun duygu dünyasında derin izler bırakır, benlik algısı zedelenir ( “Ben kötü biriyim.”)
Ebeveyn çocuğu ile yaşadığı bir problemi ya da çatışmayı küserek çözeceğini zannettiğinde çocuğun başa çıkma becerilerini de yok eder (“Yapamam ki, üstesinden gelemem, zayıfım.”)
Ebeveynlerin çocuklarıyla iletişim yolculuklarında bazen problem çözümü bazen cezalandırma yöntemi olarak kullanılan “çocuğa küsme”, o çocuğun içsel kaynaklarını köreltmesine, yaşam becerilerinin zayıflamasına neden olur.
Ebeveynlerinin küstüğü çocuk;
Küserek devam eder hayata, konuşmadan, kendini ifade etmeden/ edemeden.
Anlaşılmak ister ama o kadar kırılgan olur ki yine mutlaka küser, bazen anlaşılmak için küser
Kırıldığı, incindiği zaman karşı tarafı küserek, kendinden mahrum ederek cezalandırmak ister, küstüğü kişi fark etsin, yarasını iyileştirsin ister. Fark edilmediği zaman daha çok incinir. Aslında kendini cezalandırdığını bilemeden büyür.














