“KÜSTÜM SANA!”

“KÜSTÜM SANA!”

Anne baba, çocuğun güvenli bahçesidir. Çocuk o bahçede öğrenir hayatı. Düşse de, yaralansa da bilir çocuk; anne babasının o yaraları saracağını, kendisini sarıp sarmalayacağını. Bu güvenle büyür bahçede, öğrenir, gelişir, kendine güvenir ve o güvenli alanın dışına çıkmaya cesaret eder. Ebeveynlerinin sevgisini ve sıcaklığını içinde hissederek yoluna devam eder, genç olur, yetişkin olur.

O güvenli olması gereken bahçede ebeveyn, çocuğa sırtını dönerse, sevgisini vermekten vazgeçerse yani küserse neler olur?

Ebeveyn çocuğu ile iletişimini kopardığında yani küstüğünde ona aslında “sen benim için yoksun.” der. 

Çocuk kendini yalnız, değersiz, güvensiz hisseder. 

Anne veya babasının ona neden küstüğünü bilemediği için kendisi ile ilgili tahminler yürütür (“Yanlış yaptım.”) ve tutarsız davranışlar sergilemeye başlar.  

Ebeveyninin neden ondan vazgeçtiğini anlayamadığı için kafası karışır, endişe yaşamaya başlar (“Benim yüzümden, sevilmiyorum, istenmiyorum.”) sonra kaygısı başka alanlara da taşar. 

Ebeveyn duygularını ifade etmek yerine küstüğünde, çocuğun da duygularını kapatmasına yol açar.

Çocuk duygularını ifade etmemesi gerektiğini zanneder, onları bastırır (“Ne hissettiğimi söylememeliyim, hissettiklerim yanlış.”). Bir süre sonra duygularını fark edememeye başlar.

Ebeveyn küserek çocuğunu cezalandırdığında ona psikolojik şiddet uygulamış olur, çocuğun duygu dünyasında derin izler bırakır, benlik algısı zedelenir ( “Ben kötü biriyim.”)

Ebeveyn çocuğu ile yaşadığı bir problemi ya da çatışmayı küserek çözeceğini zannettiğinde çocuğun başa çıkma becerilerini de yok eder (“Yapamam ki, üstesinden gelemem, zayıfım.”)

Ebeveynlerin çocuklarıyla iletişim yolculuklarında bazen problem çözümü bazen cezalandırma yöntemi olarak kullanılan “çocuğa küsme”, o çocuğun içsel kaynaklarını köreltmesine, yaşam becerilerinin zayıflamasına neden olur. 

Ebeveynlerinin küstüğü çocuk; 

Küserek devam eder hayata, konuşmadan, kendini ifade etmeden/ edemeden.

Anlaşılmak ister ama o kadar kırılgan olur ki yine mutlaka küser, bazen anlaşılmak için küser

Kırıldığı, incindiği zaman karşı tarafı küserek, kendinden mahrum ederek cezalandırmak ister, küstüğü kişi fark etsin, yarasını iyileştirsin ister. Fark edilmediği zaman daha çok incinir. Aslında kendini cezalandırdığını bilemeden büyür.

1280 720 Ayna Psikolojik Danışma Merkezi

Funda Tekelioğlu

Emel Yazıcıoğlu

Zehra Birbiri

Gökçe Nil Ekşi

Yaprak Salman

Zeynep Sezgin

Nurşah Memiş Akdoğan

Ceren Yüksel Dışpınar

Şule Acar

Murat Kaytancı

Ceyda Yanar

Zeynep Yetkin

Ayşegül Önk Eray

AYNA’DA Bireysel / Çift Randevuları

AYNA’DA Çocuk / Ergen Randevuları

BEBEKLİK DÖNEMİ

ÇOCUKLUK DÖNEMİ

ERGENLİK DÖNEMİ

GENÇ YETİŞKİNLİK

YAŞLILIK DÖNEMİ

PERGEL-PERFORMANS GELİŞTİRME PROGRAMI

ÖĞRENCİ KARİYER DANIŞMANLIĞI ALANLARI

YETİŞKİN KARİYER DANIŞMANLIĞI

GELECEĞİNİ PLANLA GRUP ÇALIŞMASI

Krizleri Yönetin, Güçlenin

Çalışanlarınızı daha iyi tanıyın

Çalışanlarınızı daha iyi tanıyın

Krizleri Yönetin, Güçlenin

Çatışma ve Problemleri Çözme performansınızı arttırın

Doğru Dinleme, doğru anlama, doğru ifade etme

IQ mu EQ mu?

Yönetici Adayları Daha Başarılı

Mutlu Çalışanlar

Zorbalar, kurbanlar.. Peki ya şahit olanlar?

Çocuklara dair her şey

Başa çıkma kaynakları içimizde

EMDR TERAPİSİ

Eğitim ve Çalışma Grubu

BİREYSEL GÖRÜŞME TEKNİKLERİ

KRİZE MÜDAHALE EĞİTİMİ

GRUP YÖNETİMİ EĞİTİMİ

DİKKAT VE ÖĞRENME “UZMAN EĞİTİMİ”

SİSTEMİK MÜDAHALELER EĞİTİMİ

Kurumlarda Zorbalık

Sanem Demirbaş

Gökçe Nil Ekşi

Zeynep Yetkin

Zeynep Yetkin

MESLEĞE ADIM ADIM

WhatsApp