Mevsim Değişimleri İnsanların Ruh Sağlığını Nasıl Etkiliyor?
Değişim deyince zihnimize birçok konu gelebilir çünkü hayatta her şeyde bir değişim söz konusu. İnsanlar değişiyor; insan canlısı doğuyor; bebek oluyor, çocuk oluyor, yetişkin oluyor… Geceler gündüz oluyor, mevsimler değişiyor.
Mevsim değişimleri yalnızca doğanın ritmini değil insanların psikolojik iyi oluşlarını da etkileyebiliyor. Literatürde özellikle Mevsimsel Duygu-durum Bozukluğu (Seasonal Affective
Disorder, SAD) başta olmak üzere depresyon, anksiyete ve uyku sorunlarıyla mevsimsel geçişlerin ilişkisi yoğun biçimde araştırılmıştır (Şahin & Gökdoğan, 2008; Kılıç, 2016).
Tam da şu sıralar yazdan sonbahara geçtiğimiz, havaların soğuduğu, ağaçların yapraklarını dökmeye başladığı, günlerin kısaldığı bir dönemin içerisindeyiz. Bu değişimlerin beyin kimyasında da yaptığı bazı etkilerle beraber (örn: serotonin düzeyinde düşüş) insanlar bu
dönemlerde yorgunluk,karamsarlık, uyku ve iştahlarında değişimler yaşayabiliyorlar.
Değişim çoğu kişi korkutucudur. Çünkü tanıdık olandan uzaklaşmak kişiye kendini güvensiz hissettirebilir. İyi haber şu ki; insan beyni değişikliklere uyum sağlamak konusunda oldukça esnek ve başarılı. Değişim dönemlerinde biraz sarsılmak ve zorlanmak değişime karşı verilen doğal bir tepkidir. Ancak yine beynin “nöroplastisite” denilen esnek yapısı sayesinde değişimlere uyum sağlaması kolaylaşır.
Değişim dönemlerinde insanların “aynı kalan şeylere” odaklanması bu dönemlerde hissettiği kaygıyı azaltarak değişime daha kolay uyum sağlamasını sağlayacaktır. Sonbaharda ağaçlar yapraklarını döker bir değişim yaşanır ama döngü değişiyor gibi görünse de düzen hep aynı
kalır. Güneş her sabah doğar.. Kıştan sonra bahar gelir.. Kışın ağaçlar, toprak dinlenir ve yazın yeniden çiçek açmak için enerjilerini toplarlar.. Yani yeniden meyve verebilmenin bir
yolu da o değişimden geçebilmektir.
Değişim varsa yeniden doğmak için de bir fırsat vardır.
Uzm.Psk. Nurşah Memiş Akdoğan














