SADECE HAREKETLİ BU ÇOCUK

SADECE HAREKETLİ BU ÇOCUK

“Şımarık”

“Yaramaz”

“Hiperaktif”

Eğer bir çocuk, diğer çocuklardan daha hareketli ise, o çocuğu anlatmak için “Diğerlerine göre daha hareketli bu çocuk.” demeyiz genelde. “Şımarık bu çocuk.”, “Yaramaz işte çocuk.” deriz veya biraz daha ileri gidip “Hiperaktif çocuk.” diyebiliriz. Yani problemli çocuk… Hemen yaftayı yapıştırıveririz. O yaftaya ihtiyacımız var yargılamak için. Böylece çocuktan yola çıkarak anne-baba hakkında da yorum yapabiliriz. Aileyi değerlendirmeye alabiliriz. 

Çocuk “şımarıksa” anne baba terbiye verememiş olur.

Çocuk “yaramazsa” anne baba sınır koyamamış olur.

Çocuk “hiperaktifse” çocuk hasta, anne baba da ilgisiz oluverir. Hatta bu çocukların aileleri için “Onlar da aile mi canım?” veya “ Aile öyle mi olur?” gibi yorumlar bile yapılabilir. 

Oysa belki de çocuk sadece diğerlerine göre daha hareketlidir, diğerlerine göre daha fazla konuşuyordur, diğerlerine göre daha az yerinde durabiliyordur, diğerlerine göre daha fazla merak ediyordur, diğerlerine göre daha fazla soru soruyordur

“Fazla” olan mı normal? 

Burada asıl sorun diğerlerini yani çoğunluk olarak gördüğümüzü “normal” kategorisine sokup, az olanı “anormal” olarak değerlendirmek. Çoğunluğa bakıp “sağlıklı” demek, az kalana “sağlıksız” ya da “problemli” etiketini yapıştırmak…  

Çoğunluktan kastım bazen sınıftaki çocuklar, bazen bir gruptaki çocuklar. 

Hiç “Bu çocuk diğerlerine göre çok fazla soru soruyor, yerinde duramıyor. Diğerleri niye soru sormuyor, pek de hareket etmiyor. Neden acaba?” diye soruyor muyuz? Sanırım HAYIR. Aklımıza bile gelmez herhalde. Daha fazla olan daha doğru gibi geliyor bize, ne yazık ki. Neyse bırakalım kıyaslamayı. 

Çocuklarınızın sesine kulak verin!

 “Enerjisi dışarıya taşıyor.” diyebilir miyiz? 

“Yerinde duramıyor zira anlatacağı çok şey var, hepsini birden anlatma telaşında.” diyebilir miyiz? 

“Kendisini dinletmenin başka yolunu henüz keşfetmemiş.” olabilir mi? 

“Bendeki hazineyi görmeniz için daha ne kadar koşmalıyım?” diye soruyor olabilir mi? “Heyyy! Ben de buradayım, size söylemek istediklerim var.” deme ihtimali var mı? 

Değerlendirmeler yapmayı bıraktığımızda, çocukları birbirlerine benzetme çabalarından vazgeçtiğimizde, içine sıkıştığımız kalıp yargılardan kurtulduğumuzda neler olur? Gözümüzdeki, kulağımızdaki, zihnimizdeki yargı perdeleri kalkar. Çocukların bize göstermeye çalıştıklarını görmeye başlarız.

Onların söylemek istediklerine kulak verir, duyarız.

Hareketli,  hareketsiz tüm çocukları merak ederiz.

İçlerindeki cevherleri çıkarmaları için alan açarız.

1280 720 Ayna Psikolojik Danışma Merkezi

Funda Tekelioğlu

Emel Yazıcıoğlu

Zehra Birbiri

Gökçe Nil Ekşi

Yaprak Salman

Zeynep Sezgin

Nurşah Memiş Akdoğan

Ceren Yüksel Dışpınar

Şule Acar

Murat Kaytancı

Ceyda Yanar

Zeynep Yetkin

Ayşegül Önk Eray

AYNA’DA Bireysel / Çift Randevuları

AYNA’DA Çocuk / Ergen Randevuları

BEBEKLİK DÖNEMİ

ÇOCUKLUK DÖNEMİ

ERGENLİK DÖNEMİ

GENÇ YETİŞKİNLİK

YAŞLILIK DÖNEMİ

PERGEL-PERFORMANS GELİŞTİRME PROGRAMI

ÖĞRENCİ KARİYER DANIŞMANLIĞI ALANLARI

YETİŞKİN KARİYER DANIŞMANLIĞI

GELECEĞİNİ PLANLA GRUP ÇALIŞMASI

Krizleri Yönetin, Güçlenin

Çalışanlarınızı daha iyi tanıyın

Çalışanlarınızı daha iyi tanıyın

Krizleri Yönetin, Güçlenin

Çatışma ve Problemleri Çözme performansınızı arttırın

Doğru Dinleme, doğru anlama, doğru ifade etme

IQ mu EQ mu?

Yönetici Adayları Daha Başarılı

Mutlu Çalışanlar

Zorbalar, kurbanlar.. Peki ya şahit olanlar?

Çocuklara dair her şey

Başa çıkma kaynakları içimizde

EMDR TERAPİSİ

Eğitim ve Çalışma Grubu

BİREYSEL GÖRÜŞME TEKNİKLERİ

KRİZE MÜDAHALE EĞİTİMİ

GRUP YÖNETİMİ EĞİTİMİ

DİKKAT VE ÖĞRENME “UZMAN EĞİTİMİ”

SİSTEMİK MÜDAHALELER EĞİTİMİ

Kurumlarda Zorbalık

Sanem Demirbaş

Gökçe Nil Ekşi

Zeynep Yetkin

Zeynep Yetkin

MESLEĞE ADIM ADIM

WhatsApp